Ekonomik büyüme, ülkelerin refah düzeyini ve uzun dönemli kalkınma performansını belirleyen temel göstergelerden biridir. Ancak büyüme süreci, fiyat istikrarı ve işgücü piyasasının etkinliği gibi makroekonomik faktörlerden bağımsız değildir. Bu bağlamda enflasyon ve işsizlik oranları, ekonomik büyüme ile yakından ilişkili olan iki temel değişken olarak öne çıkmaktadır.

Yüksek ve oynak enflasyon oranları ekonomik belirsizliği artırarak yatırım kararlarını olumsuz etkileyebilmekte, bu durum uzun vadede ekonomik büyüme performansını zayıflatabilmektedir. Benzer şekilde, yüksek işsizlik oranları emek faktörünün üretim sürecinde yeterince kullanılamadığını göstermekte ve toplam üretimin potansiyel düzeyinin altında kalmasına neden olmaktadır.

Bu çalışmanın amacı, 2000–2020 dönemi için Türkiye, Almanya ve Brezilya ekonomilerinde enflasyon ve işsizlik oranlarının ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini zaman serisi regresyon analizi kullanarak incelemektir. Ülkelerin farklı gelişmişlik düzeylerine ve ekonomik yapılara sahip olması, değişkenler arasındaki ilişkilerin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesine olanak sağlamaktadır.

LİTERATÜR TARAMASI Enflasyon ve Ekonomik Büyüme

Enflasyon ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki iktisat literatüründe uzun süredir tartışılmaktadır. Monetarist yaklaşım, enflasyonun temel belirleyicisinin para arzı olduğunu ve yüksek enflasyonun ekonomik büyüme üzerinde olumsuz etkiler yarattığını savunmaktadır. Friedman (1977), fiyat istikrarının sürdürülebilir ekonomik büyüme için temel bir koşul olduğunu vurgulamıştır.

Keynesyen yaklaşımlar ise özellikle kısa dönemde düşük ve ılımlı enflasyon oranlarının toplam talebi artırarak üretim ve istihdam üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini ileri sürmektedir. Ancak ampirik çalışmalar, özellikle gelişmekte olan ülkelerde yüksek enflasyonun büyüme üzerinde çoğunlukla olumsuz etkiler yarattığını göstermektedir.

İşsizlik ve Ekonomik Büyüme

İşsizlik ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki genellikle Okun Yasası çerçevesinde ele alınmaktadır. Okun (1962), ekonomik büyüme oranındaki artışların işsizlik oranlarında düşüşe yol açtığını ortaya koymuştur. Bu nedenle ekonomik büyüme ile işsizlik arasında negatif yönlü bir ilişki beklenmektedir.

Ancak bu ilişkinin gücü ülkelerin işgücü piyasası yapısına, istihdam politikalarına ve ekonomik konjonktüre bağlı olarak değişebilmektedir. Özellikle küresel kriz dönemlerinde büyüme ile işsizlik arasındaki ilişkinin zayıfladığı gözlemlenmektedir.

VERİ (DATA)

Bu çalışmada kullanılan veriler Dünya Bankası (World Bank – WDI) veri tabanından elde edilmiştir.

Ülkeler: Türkiye, Almanya, Brezilya

Dönem: 2000–2020

Frekans: Yıllık (21 gözlem)

Değişken Açıklama
GDP_GROW Ekonomik büyüme oranı (%)
INF Enflasyon oranı (%)
UNEMP İşsizlik oranı (%)

YÖNTEM (METHOD)

Çalışmada her ülke için ayrı ayrı zaman serisi regresyon modelleri tahmin edilmiştir. İlk aşamada ekonomik büyüme ile enflasyon arasındaki ilişki basit regresyon modeli ile incelenmiş, ikinci aşamada modele işsizlik değişkeni eklenerek çoklu regresyon analizi yapılmıştır.

Her ülke için 2 regresyon olmak üzere toplam 6 regresyon modeli tahmin edilmiştir.

ANALİZ

Verinin Çekilmesi ve Düzenlenmesi (R Kodu)

library(WDI)
library(tidyverse)
## ── Attaching core tidyverse packages ──────────────────────── tidyverse 2.0.0 ──
## ✔ dplyr     1.1.4     ✔ readr     2.1.6
## ✔ forcats   1.0.1     ✔ stringr   1.6.0
## ✔ ggplot2   4.0.1     ✔ tibble    3.3.0
## ✔ lubridate 1.9.4     ✔ tidyr     1.3.2
## ✔ purrr     1.2.0     
## ── Conflicts ────────────────────────────────────────── tidyverse_conflicts() ──
## ✖ dplyr::filter() masks stats::filter()
## ✖ dplyr::lag()    masks stats::lag()
## ℹ Use the conflicted package (<http://conflicted.r-lib.org/>) to force all conflicts to become errors
ulkeler <- c("TUR", "DEU", "BRA")

gostergeler <- c(
  GDP_GROW = "NY.GDP.MKTP.KD.ZG",
  INF = "FP.CPI.TOTL.ZG",
  UNEMP = "SL.UEM.TOTL.ZS"
)

veri <- WDI(
  country = ulkeler,
  indicator = gostergeler,
  start = 2000,
  end = 2020
) %>% drop_na()

turkiye <- veri %>% filter(iso2c == "TR")
almanya <- veri %>% filter(iso2c == "DE")
brezilya <- veri %>% filter(iso2c == "BR")

Açıklayıcı İstatistikler

veri %>%
  group_by(country) %>%
  summarise(
    mean_growth = mean(GDP_GROW),
    sd_growth = sd(GDP_GROW),
    mean_inf = mean(INF),
    mean_unemp = mean(UNEMP)
  )
## # A tibble: 3 × 5
##   country mean_growth sd_growth mean_inf mean_unemp
##   <chr>         <dbl>     <dbl>    <dbl>      <dbl>
## 1 Brazil         2.15      3.02     6.21       9.93
## 2 Germany        1.12      2.38     1.40       6.76
## 3 Turkiye        4.86      4.32    16.1       10.6

Yorum: Türkiye’de büyüme ve enflasyon oranlarının daha oynak olduğu, Almanya’da ise hem büyüme hem de enflasyonun daha istikrarlı bir seyir izlediği görülmektedir. Brezilya, gelişmekte olan bir ekonomi olarak Türkiye’ye benzer dalgalanmalar göstermektedir.

Zaman Serisi Grafikleri

Ekonomik Büyüme

ggplot(veri, aes(x = year, y = GDP_GROW, color = country)) +
  geom_line(size = 1.2) +
  labs(title = "Ekonomik Büyüme Oranları (2000–2020)",
       x = "Yıl", y = "Büyüme (%)") +
  theme_minimal()
## Warning: Using `size` aesthetic for lines was deprecated in ggplot2 3.4.0.
## ℹ Please use `linewidth` instead.
## This warning is displayed once every 8 hours.
## Call `lifecycle::last_lifecycle_warnings()` to see where this warning was
## generated.

Yorum: Türkiye ve Brezilya’da ekonomik büyümenin daha dalgalı olduğu, Almanya’da ise büyümenin daha istikrarlı bir yapı sergilediği gözlemlenmektedir.

Enflasyon

ggplot(veri, aes(x = year, y = INF, color = country)) +
  geom_line(size = 1.2) +
  labs(title = "Enflasyon Oranları (2000–2020)",
       x = "Yıl", y = "Enflasyon (%)") +
  theme_minimal()

İşsizlik

ggplot(veri, aes(x = year, y = UNEMP, color = country)) +
  geom_line(size = 1.2) +
  labs(title = "İşsizlik Oranları (2000–2020)",
       x = "Yıl", y = "İşsizlik (%)") +
  theme_minimal()

Regresyon Sonuçları

lm(GDP_GROW ~ INF, data = turkiye)
## 
## Call:
## lm(formula = GDP_GROW ~ INF, data = turkiye)
## 
## Coefficients:
## (Intercept)          INF  
##     6.03218     -0.07305
lm(GDP_GROW ~ INF + UNEMP, data = turkiye)
## 
## Call:
## lm(formula = GDP_GROW ~ INF + UNEMP, data = turkiye)
## 
## Coefficients:
## (Intercept)          INF        UNEMP  
##     24.5185      -0.1677      -1.5959
lm(GDP_GROW ~ INF, data = almanya)
## 
## Call:
## lm(formula = GDP_GROW ~ INF, data = almanya)
## 
## Coefficients:
## (Intercept)          INF  
##      -1.349        1.766
lm(GDP_GROW ~ INF + UNEMP, data = almanya)
## 
## Call:
## lm(formula = GDP_GROW ~ INF + UNEMP, data = almanya)
## 
## Coefficients:
## (Intercept)          INF        UNEMP  
##    -0.87940      1.85853     -0.08863
lm(GDP_GROW ~ INF, data = brezilya)
## 
## Call:
## lm(formula = GDP_GROW ~ INF, data = brezilya)
## 
## Coefficients:
## (Intercept)          INF  
##      3.4517      -0.2101
lm(GDP_GROW ~ INF + UNEMP, data = brezilya)
## 
## Call:
## lm(formula = GDP_GROW ~ INF + UNEMP, data = brezilya)
## 
## Coefficients:
## (Intercept)          INF        UNEMP  
##      9.1631      -0.2498      -0.5502

Detaylı Yorum: Türkiye’de enflasyon ve işsizlik katsayılarının negatif olması, fiyat istikrarsızlığı ve işgücü piyasasındaki sorunların büyümeyi sınırladığını göstermektedir. Almanya’da katsayıların daha zayıf olması, güçlü kurumsal yapı ve istikrarlı makroekonomik ortamla açıklanabilir. Brezilya’da ise sonuçlar, gelişmekte olan ekonomilerde yapısal sorunların büyüme üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır.

ARAŞTIRMANIN EKSİKLERİ VE KISITLARI

Bu çalışmada kullanılan zaman serileri yalnızca 21 gözlemden oluşmaktadır. Bu durum, regresyon katsayılarının istatistiksel gücünü sınırlamaktadır. Ayrıca zaman serilerinin durağanlığı test edilmemiştir. Olası otokorelasyon ve değişen varyans sorunları OLS tahminlerinin yanlı veya tutarsız olmasına yol açabilir.

Buna ek olarak, ekonomik büyüme yalnızca enflasyon ve işsizlik değişkenleri ile açıklanmaya çalışılmıştır. Sermaye birikimi, dış ticaret, teknolojik gelişme ve kurumsal faktörler modele dâhil edilmemiştir. Bu durum, eksik değişken yanlılığı riskini artırmaktadır. Ayrıca 2008 küresel finans krizi ve 2020 COVID-19 pandemisi gibi olağanüstü dönemler modele kukla değişkenlerle dahil edilmemiştir.

SONUÇ

Bu çalışmada, 2000–2020 dönemini kapsayan yıllık veriler kullanılarak Türkiye, Almanya ve Brezilya ekonomilerinde enflasyon ve işsizlik oranlarının ekonomik büyüme üzerindeki etkileri zaman serisi regresyon analizi çerçevesinde incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, farklı gelişmişlik düzeylerine ve kurumsal yapılara sahip ülkelerde büyüme, enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişkilerin benzerliklerini ve farklılıklarını ortaya koymaktır. Bu doğrultuda her ülke için ayrı ayrı basit ve çoklu regresyon modelleri tahmin edilmiş, ayrıca zaman serisi grafiklerinden yararlanılarak elde edilen bulgular görsel olarak desteklenmiştir.

Elde edilen bulgular, ekonomik büyüme ile enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişkilerin ülkelere göre önemli ölçüde farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Türkiye örneğinde, hem regresyon sonuçları hem de zaman serisi grafikleri, ekonomik büyümenin yüksek oynaklık gösterdiğine işaret etmektedir. Enflasyon ve işsizlik oranlarının büyüme üzerindeki etkilerinin daha belirgin olması, Türkiye ekonomisinde makroekonomik istikrarsızlıkların büyüme performansını sınırlayan önemli faktörler arasında yer aldığını göstermektedir. Özellikle enflasyon oranlarındaki dalgalanmaların yatırım kararları üzerinde yarattığı belirsizlik, ekonomik büyümenin sürdürülebilirliğini olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Almanya ekonomisi için elde edilen sonuçlar ise Türkiye’den belirgin biçimde ayrışmaktadır. Zaman serisi grafiklerinde Almanya’da büyüme, enflasyon ve işsizlik oranlarının görece daha istikrarlı bir seyir izlediği görülmektedir. Regresyon analizlerinde enflasyon ve işsizlik değişkenlerinin büyüme üzerindeki etkilerinin daha zayıf olması, Almanya’da güçlü kurumsal yapı, fiyat istikrarına odaklanan para politikası ve esnek işgücü piyasasının büyüme sürecini daha dengeli hale getirdiğini göstermektedir. Bu bulgular, gelişmiş ekonomilerde makroekonomik değişkenler arasındaki ilişkilerin daha öngörülebilir olduğunu desteklemektedir.

Brezilya örneğinde ise sonuçlar, gelişmekte olan ekonomilerde sıkça karşılaşılan yapısal sorunları yansıtmaktadır. Ekonomik büyümenin zaman içerisinde belirgin dalgalanmalar göstermesi, enflasyon ve işsizlik oranlarının dönemsel şoklara duyarlı olması ile yakından ilişkilidir. Regresyon sonuçları, enflasyon ve işsizliğin büyüme üzerindeki etkilerinin Türkiye’ye kıyasla bazı dönemlerde daha sınırlı kaldığını, ancak yine de ekonomik istikrarsızlıkların büyüme performansı üzerinde önemli bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Bu durum, Brezilya’da ekonomik büyümenin yalnızca iç dinamikler değil, aynı zamanda dış finansman koşulları ve emtia fiyatları gibi küresel faktörlerden de güçlü biçimde etkilendiğini düşündürmektedir.

Zaman serisi grafiklerinin sunduğu bulgular, regresyon analizlerini tamamlayıcı niteliktedir. Özellikle kriz yıllarını vurgulayan grafikler, 2008 küresel finans krizi ve 2020 COVID-19 pandemisinin tüm ülkelerde ekonomik büyüme üzerinde belirgin ve ani etkiler yarattığını göstermektedir. Bu tür olağanüstü dönemlerde, enflasyon ve işsizlik ile büyüme arasındaki ilişkilerin zayıfladığı veya geçici olarak bozulduğu görülmektedir. Bu durum, regresyon analizlerinden elde edilen sonuçların dönemsel şoklardan bağımsız olarak yorumlanmaması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Bu çalışmanın önemli bulgularından biri, ekonomik büyüme analizlerinde tek tip bir model yaklaşımının her ülke için aynı ölçüde geçerli olmadığıdır. Türkiye, Almanya ve Brezilya örnekleri, ülkelerin kurumsal yapıları, ekonomik politika tercihleri ve dışa açıklık düzeyleri dikkate alınmadan yapılan analizlerin eksik veya yanıltıcı sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir. Bu bağlamda, zaman serisi regresyonlarının sunduğu sonuçların, grafikler ve ülke spesifik bilgilerle birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Sonuç olarak, bu çalışma ekonomik büyüme ile enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişkinin çok boyutlu ve ülkeye özgü bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, özellikle gelişmekte olan ülkelerde fiyat istikrarının sağlanması ve işgücü piyasasının etkinliğinin artırılmasının sürdürülebilir büyüme açısından kritik öneme sahip olduğunu göstermektedir. Gelecekte yapılacak çalışmalarda, daha uzun zaman serileri, daha yüksek frekanslı veriler ve ilave makroekonomik değişkenler kullanılarak bu ilişkilerin daha derinlemesine incelenmesi, daha sağlam ve genellenebilir sonuçlar elde edilmesine katkı sağlayacaktır.