knitr::opts_chunk$set(echo = TRUE) library(tidyverse) library(stevemisc)
Sunulmus olan makale insanligin en temel hedefi olan yüksek Refah düzeyi veya başka deyişle Mutluluk ve buna ulaşma yolundaki etkenlerden biri olan Iktisat çerçevesi altında bir kaç değiskenin etkisini gözlemleyerek ortaya çikacak sonucunun tartışılması amaçlanmıştır. Bu makale oluşumunda Ayca Kangalın ( @kangal2013mutluluk ) MUTLULUK ÜZERİNE KAVRAMSAL BİR DEĞERLENDİRME VE TÜRK HANEHALKI İÇİN BAZI SONUÇLARI adındaki makalesinde ileri surmuş olan fikirleri dahil olmak üzere, Evren Çelik Wiltsein ( @neredenasil ) Nasıl Mutlu Oluruz? Makalesinde demokrati ve fert basina GSYİH mutluluğu etkileyip etkilemediğini incelemeye çalışmıştır ve bunun sonucu olarak iktisadi kalkınmanın mutluluk duzeyindeki payı cok az veya yok olduğunu ileri sürdüğü tartışılmaktadır. Buna ek olarak Ruut Veenhoven (Erasmus University Rotterdam) Devrim Dumludağ (Marmara Üniversitesi ve Maastricht University) ( @veenhoven2015iktisat ) Iktisat ve mutluluk: Bugun daha mutlu muyuz? makalesinde 1950 den başlayan çalışmalar sonucu GSYIH artışı yani ekonomik büyüme ve modernleşmenin Mutlulukta onem arz ettiğini öne sürmüş olan teorisi incelenmiştir.
İktisat ve mutluluk arasındaki ilişki, son yıllarda akademik literatürde giderek artan bir ilgi görmektedir. Ekonomik büyüme ve refah artışı ile bireylerin mutluluğu arasındaki ilişkiyi anlamak, hem iktisat biliminin hem de sosyal bilimlerin önemli bir araştırma konusudur. Bu makale, iktisat ve mutluluk arasındaki ilişkiyi kavramak için çeşitli araştırma modellerini incelemekte ve bu konuda elde edilen bulguları tartışmaktadır.Geleneksel iktisadi teoriler, ekonomik büyüme ve mal varlığı artışının insanların refahını artıracağını varsayar. Ancak, son yıllarda yapılan araştırmalar, gelir artışının mutluluk seviyelerini belirli bir noktadan sonra artırmadığını göstermektedir. Bu noktadan sonra, gelirin mutluluk üzerindeki etkisi hatta azalabilir. Bu noktanın aşılmasının ardından, diğer faktörlerin mutluluk üzerindeki etkisi daha belirleyici hale gelir.Makalede, kesitsel, kohort, deneysel ve nitel araştırma modelleri incelenmektedir. Kesitsel araştırmalar, belirli bir zamanda bireylerin mutluluk düzeylerini incelemekte ve ekonomik faktörlerle ilişkisini değerlendirmektedir. Kohort çalışmaları ise zaman içinde değişen mutluluk düzeylerini izleyerek, ekonomik değişkenlerin uzun vadeli etkisini değerlendirir.Deneysel araştırma modelleri, belirli bir müdahalenin (örneğin, gelir artışı veya politika değişikliği) bireylerin mutluluk düzeyleri üzerindeki etkisini değerlendirir. Nitel araştırma modelleri ise bireylerin duygularını, düşüncelerini ve deneyimlerini anlamak için derinlemesine bir anlayış sağlar. Bu modeller, ekonomik faktörlerin yanı sıra sosyal, kültürel ve psikolojik faktörlerin de mutluluk üzerindeki etkisini değerlendirir.Makale, iktisat ve mutluluk arasındaki karmaşık ilişkiyi anlamak için farklı araştırma modellerinin kullanılmasının önemini vurgulamaktadır. Ekonomik politika yapıcılarına, sadece ekonomik büyümeye odaklanmak yerine, insan refahını artırmak için daha geniş bir perspektifle yaklaşmaları önerilmektedir.
Benim yaptigim arastirmada yukaridaki arastirmalarin hangi biri daha
agirlikli olup olmadigini grafikler uzerinde de aciklamak uzere kayip
verisi oldukca az olan 5 ulke secip onlarin GSYIH duzeyi, Cinayet sayisi
ve dogumdaki ortlama omur beklentileri verilerini inceleyerek daha net
sonuca ulasmaya calistim.Bu arastirmamda 4 arastirma modelleri olmak
uzere Kesitsel, Kohort, deneysel ve nitel arastirma modellerini
kullandim.
Asagida kullanilmis olan veri kodlari
Ne yazık ki, DDA ve diğer pek çok saygın akademik çalışma, sanılanın aksine ekonomik kalkınma ile arzu edilen diğer bazı kavramlar arasında otomatik, lineer bir ilişki bulamıyor. Örneğin ekonomik kalkınma ile demokrasi arasındaki ilişkiye baktığımızda, gerek istatistiki bulgular, gerekse Hindistan, Suudi Arabistan ve Katar gibi pek çok örnek, zenginliğin otomatik olarak demokrasiye tahvil edilemediğini ortaya çıkarıyor. Zenginlik otomatik olarak demokrasi getirseydi, kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasılanın 1.500 Dolar civarında seyrettiği Hindistan’da asla demokrasiden bahsedilemezdi. Kişi başına GSYH’nın nerdeyse 90.000 Dolar olduğu Katar ise demokrasinin beşiği olurdu. Oysa gerçekte durum tam tersi: Fakir Hindistan çok partili seçimleriyle kıyasıya rekabetçi bir demokrasi. Dünyanın en zengin ülkelerinden Katar ise, siyasi çoksesliliğin ve muhalefetin olmadığı bir emirlik. Kısacası, ekonomik kalkınma otomatik olarak toplumlara demokrasinin kapısını açamıyor. Demokrasi için toplumda başka faktörlerin de olgunlaşması gerekiyor.
Bireysel olarak yaşamdan aldığımız haz ve tatmin, milletçe kollektif huzurumuza bağlı. Daha yüksek binalar, daha hızlı trenler otomatik olarak kendimizden ve birbirimizden razı olacağız anlamına gelmiyor. Meğer Yeşilçam haklıymış, para mutluluk getirmiyor. Birbirimizi olduğumuz gibi kabul etmedikçe, farklı tercihlere saygı göstermedikçe ve kadın-erkek eşit bireyler olarak yaşamda yerimizi alamadıkça, evrensel göstergelerde alt basamaklarda kalmaya devam edeceğiz.
Tanımı üzerine farklı görüşler olsa da “Mutluluk” hemen herkesin hayatında ulaşmayı hedeflediği nihai bir amaç olarak karşımıza çıkıyor. İktisatçılar da herkesin ulaşmayı istediği mutluluğa giden yolda iktisadi faktörlerin rolünü incelemektedirler. Mutluluk ekonomisi yazınında “İktisadi büyüme, işsizlik, enflasyon ve kurumsal değişkenler öznel iyi oluşu nasıl etkilemektedir?” soruları giderek önem kazanmıştır. Daha fazla mutluluk için iktisat politikaları nasıl şekillenmelidir?”, “İşsizlik ve enflasyon arasında tercih yapacaksak hangisi seçilmelidir”, “İş sahibi olmak ve maddi destek almanın mutluluk üzerindeki etkisi aynı mıdır?”, ve daha da önemlisi “hukukun işleyişi ve demokrasi mutluluğu nasıl etkilemektedir?” Orta çıkan sorulardan görülebileceği üzere bu çalışma iktisatçıların neden mutluluk üzerine eğilmeleri gerektiğini göstermektedir.
Yaşam standartlarındaki gözle görülür artışa rağmen bugün daha fazla
mutlu olup olmadığımıza yönelik bazı kuşkular mevcut. Zaman içinde
mutlulukta gözle görülür bir artış olduğunu vurgulayan teorilerin
karşısında, mutluluğun tarihsel süreçte aynı kaldığını (ve hatta giderek
azaldığını) vurgulayan görüşler yer almaktadır.
Mutluluğun zaman içinde sabit kaldığını öne süren bu yaklaşımlardan biri
mutluluk düzeyini insan vücudunun sıcaklığı ile ilişkilendirmektedir: Bu
görüşe göre insan vücudu nasıl 36 derece sıcaklıkta sabit ise,
bireylerin mutluluk düzeyleri de en sonunda (0-10 ölçütünde) 7,5
seviyesinde sabitlenecektir. Bu yaklaşıma göre insan mutluluğunun doğası
gereği bir kısıtı (sınırı) vardır ve mutluluk düzeyi zaman içinde
değişmez. Zor şartlarda mutluluk azalabilir, daha sonra denge seviyesine
geri dönebilir ancak yaşam standartları yükseldiğinde mutluluk düzeyi
denge seviyesinin daha üstüne çıkamaz (Lykken 1999; Cummins, 2010).
Modern topluma yönelik bir başka eleştiride ise modernleşmenin yabancılaşmaya ve sosyal bağların zayıflamasına neden olan negatif dışsallık yarattığını ve bunun da mutluluğu olumsuz etkilediği vurgulanmaktadır (Lane, 2000). Modernleşme sürecinde (sosyal istatistiğin gelişmesinden hareketle) hırsızlık, cinayet, yoksulluk ve intihar gibi vakaların kayıtları referans gösterilerek (pek çok sorunun zamanla çözülmesine rağmen) mutluluğun olumsuz etkilendiği görüşü savunulmaktadır.
Yukarıda bahsedilen olumsuz yaklaşımların karşısında Ruut Veenhoven’ın çalışmaları zaman içinde gelirdeki artışa karşılık ülkelerdeki mutluluk düzeyinin arttığını göstermektedir. Veenhoven, ülkelerin zaman içindeki seyrini inceleyebilmek için geliştirdiği yöntemlerle Dünya Mutluluk Veritabanının (World Database of Happiness – WDH, Veenhoven 2012b, 2012c) zengin veri setinden yararlanarak ülkeler arası karşılaştırma zorluklarının üstesinden gelmeye çalışmıştır. 2013 yılı sonu itibariyle WDH’da 1946-2012 arasında 164 ülkeden genel nüfusun ortalama mutluluğuna yönelik olarak toplanan “ülkelerdeki mutluluk” veriseti 5568 bulguya sahiptir. Zaman serileri oluşturulurken anket sorularının özdeş olmasına ve en az 10 yıllık bir dilimi kapsamasına dikkat edilmiştir.9 Mutluluk 0-10 arası ölçüldüğü için 0,01’lik bir katsayı yılda 0,1’lik bir artış anlamına gelmektedir. Bu da 10 yılda 1 puanlık bir artışa neden olmaktadır( aynı durum düşüş için de geçerlidir). Ayrıca, eğilimi yorumlamaya yönelik olarak da bir rasyo belirlenmiştir.
Bilgilere göre 1950 yılından ıtıbaren mutlulukla alakalı arastırmalar yapılmaya başladığı için ondan oncekı mutluluk duzeyını bılemıyoruz ama buna rağmen hala kişi başı gelir, cinayet ve başka etkenler hakkında bilgi sahibi olduğumuz ve bu faktörlerin ortalama mutluluğa etkisini bildiğimiz için geçmiş dönemlere yönelik bir analiz yapılabilir
Veriler 1950’lerdeki ilk hesaplamalardan bu yana mutluluğun pek çok ülkede arttığını göstermektedir. Günümüzde gelişmiş ülkelerde ortalama mutluluk değeri 0-10 ölçeğinde yaklaşık 7,5 düzeyinde olup gelişmekte olan ulkelerde 5 dir
Uluslararası yazında yer alan pek çok çalışma mutluluğun zaman içinde arttığını ve yaşam standartlarındaki iyileşmenin bunda büyük etkisi olduğunu göstermektedir. İktisatçıların son dönemde mutluluğa yönelik artan ilgisi de tam bu noktada, yaşam standartlarındaki iyileşme ile yakından ilişkilidir. Günümüzde “happiness economics” (mutluluk ekonomisi) alanı altında yapılan çalışmaların sayısı dünyada hızla artmaktadır. Mutluluk ekonomisi “davranışsal iktisat”, “refah iktisadı” ve “kalkınma iktisadı” alanları ile yakından ilişkilidir. Refah ekonomisi ve davranışsal iktisat içinde “mutluluk” kavramının “fayda”nın yerini almasına yönelik tartışmalar mevcut iken, kalkınma iktisadında ise mutluluk gelişmişlik düzeyinin bir göstergesi olarak ele alınmaktadır.
Adam Smith, Jonh Stuart Mill, Jeremy Bentham gibi klasik iktisatçılar bir şekilde çalışmalarına mutluluğun elde edilmesinin önemini eklemişlerdir. Ancak iktisat bilimi (diğer disiplinlerle etkileşim konusunda) zamanla giderek daha katı ve matematiksel olma yolunda ilerledikçe refahın daha dar bir tanımı ön plana çıkmıştır.
Aşağıda FRED den alınmıs 1960-2020 arasında China USA Japan Russia ve India olmak uzere dogumdaki hayat uzunlugu beklentileri verileri alınmıstır. Bundan amaç bu verini hayat satandartlarını yukselişi ve kentleşmenin artişi sonucu bir değişken olarak incelemektir
## [1] "SPDYNLE00INCHN"
## [1] "SPDYNLE00INUSA"
## [1] "SPDYNLE00INJPN"
## [1] "SPDYNLE00INRUS"
## [1] "SPDYNLE00ININD"
Yukarıda görüldüğü gibi toplamda 5 ülkeden hepsinde bu göstergeler artıs gostermiştir
Dunaya bankasi sayfasinda ilgili(China USA Japan Russia ve India) ulkelerin GSYIH leri cekilmistir. Bundan amac GSYIH artmasi ekonomik buyume anlamina gelmesi bu da refah düzeyinin artmasi demektir bu verileri ileride gercekten ülke refahini veya baska deyisle mutlulugu artirip artirmayacagini arastiracagiz.
library(WDI)
library(ggplot2)
df <- WDI(indicator='NY.GDP.MKTP.CD', country=c('CN','US','JP','RU','IN'), start=1960, end=2020)
ggplot(df, aes(year, NY.GDP.MKTP.CD, color = country)) +
geom_line() +
labs(title = "GDP Değişimi (1960-2020)",
x = "Yıl",
y = "GDP (milyar $)",
color = "Ülke") +
theme_minimal()Yukarıda grafıkte gorundugu uzere ulkelerın hepsı donem sonucu artıs gostermesıne ragmen US ve CHINA ınanılamaz bır sekılde yukselmıstır
Dunaya bankasi sayfasinda ilgili(China USA Japan Russia ve India) ulkelerin yillar boyunca Cinayet verileri cekilmistir. Bundan amac Cinayet rakamsal olarak artmasi yada dusmesi ileride gercekten mutlulugu etkileyip etkilemedigini arastirmaktir.
library(WDI)
df = WDI(indicator='VC.IHR.PSRC.P5', country=c('CN','US','JP','RU','IN'), start=1990, end=2020)
ggplot(df, aes(year, VC.IHR.PSRC.P5, color = country)) +
geom_line() +
labs(title = "CRIME RATE (1990-2020)",
x = "Yıl",
y = "CRIME RATE (per 100,000 people)",
color = "Ülke") +
theme_minimal()Tabloda göründüğü üzere başlangıçta farklı seviyelerde olmasına rağmen ülkelerin hepsinde cinayet göstergeleri duşuş göstermekte
Dünya bankası Fred ve başka kaynaklardan yararlanarak yaptığımız araştırmada 1960-2020 GSMH ve Doğumdakı ömür uzunluğu beklentılerı yıldan yıla yükseliş gösterirken 1990-2020 yılları arasında cınayetler sayısıda görünürlü derecede inmiştir bundan sonuç olarak anlaşıldığı üzere ekonomik büyüme ve Omur uzunlugu beklentileri ile Cinayet sayilari arasinda negatif bir iliski oludugu ve Refah düzeyinde dolaysıyla Mutluluk ıle arasında tam tersine pozıtıf bır ilişki olduğu apaçık ortadadır.
Sonuc olarak yukarida inceledigimiz makaleye gore iktisat mutluluk getirirmi sorusuna bazi grup isnanlar yok diyecek kadar belirsiz etkisi var derken baska bir grup insanlar ekonomik buyumenin refah duzeyi dolaysiyla mutluluk duzeyinde onemli bir etkisi oldugunu savunmaktadirlar halbuki bizim yaptigimiz arastirmaya gore de GSYH fert basina artmasi dolaysiyla ekonomik kalkinmanin zaman icerisinde izlendigi uzere Refah duzeyinde olumlu bir katkida bulundugunu ve cinayet sayisini dusururken, dogumdaki omur uzunlugu beklentilerini arttirdigi soylenebilir. Lakin sunu da altina cizmeği unutmamamiz gerekiyor ki Mutluluk duzeyi bir tek iktisat kavramindan degil baska faktorlerden de etkilendigi icin ve mutluluk anlamini sosyolojik ve kulturel farkliliklari sebebiyle farkli anlasildigi icin ekonomisi buyuk olan ulkelerin vatandaslari kesinlikle Mutlu bir sekilde hayat surduruyorlar diyememyiz.
ARIMA Modeli ARIMA, hareketli ortalama (moving avarege, MA) ile entegre otoregresif (autoregression, AR) model anlamına gelir. Bu tür bir tahmin modelde, açıklayı değişkenler (x’ler) tahmin etmek istediğimiz (y) değişkeninin geçmiş tarihteki verileri ve hareketli ortalamalarıdır. ARIMA’nın AR ve MA’inin ortasında kalan I ise, tahmin değişkeninin kaç kere farkı alındığını belirtir.
SARIMA Modeli Mevsimsel Otoregresif Entegre Hareketli Ortalama anlamına gelir. ARIMA modelinin, mevsimsel (seasonal) olarak genişletilmiş halidir.
VAR Modeli Vektör Otoregresyon (VAR) yöntemi, bir zaman serisi yerini, bir çok zaman serisinin birbirlerini açıklayarak ortak bir modelde yazılması halidir.
Quantmod paketi getsymbols komutu yardimiyla Yahoo Finance, Google Finance gibi acik kaynaklardan ekonoomik veri indirme
YAhoo Finance den NVIDIA hisse senedinin inis(min) cikislari(max) ve islem yapmis olan insan sayisi gosteren veri elde ettik
## [1] "NVDA"
## [1] 4388 6
## NVDA.Open NVDA.High NVDA.Low NVDA.Close NVDA.Volume NVDA.Adjusted
## 2007-01-03 0.617833 0.625333 0.579833 0.601333 1156082880 0.5516410
## 2007-01-04 0.599166 0.601333 0.583833 0.598500 799458000 0.5490423
## 2007-01-05 0.584333 0.586666 0.557000 0.561000 1243731360 0.5146411
## 2007-01-08 0.563000 0.576000 0.553333 0.565166 657305520 0.5184629
## 2007-01-09 0.566000 0.569833 0.553500 0.554166 764335440 0.5083717
## 2007-01-10 0.548333 0.586666 0.540000 0.581500 1108955760 0.5334470
## NVDA.Open NVDA.High NVDA.Low NVDA.Close NVDA.Volume NVDA.Adjusted
## 2024-05-31 112.520 112.7170 106.940 109.633 613262500 109.633
## 2024-06-03 113.621 115.0000 112.003 115.000 438391760 115.000
## 2024-06-04 115.716 116.6000 114.045 116.437 403324010 116.437
## 2024-06-05 118.371 122.4495 117.468 122.440 528401780 122.440
## 2024-06-06 124.048 125.5870 118.320 120.998 664696190 120.998
## 2024-06-07 119.770 121.6917 118.022 120.888 400580120 120.888
KOSGEB, Türkiye’deki küçük ve orta ölçekli işletmelerin
ekonomideki rolünü ve etkinliğini artırmak, rekabet güçlerini artırmak
ve sanayide entegrasyonu ekonomik gelişmelere uygun biçimde
gerçekleştirmek amacıyla kurulmuş bir kamu kurumudur.
Risk ve finansal yonetimi klubu tesebbusi ile teskil edilmis konferansta
Karabuk KOSGEB il muduru Serhat Saygin KOSGEB ve
sundugu imkanlar hakinda kisaca bilgi vermis olup yeni girisimcilere 10
mayistan sonraki guncellemeler ile ilgili gelismeleri aciklamis bulundu.
Buna gore girisimcilerin ; 0- yani yeni yola cikmis ve daha once hic bir
isletme kurulusuna el koymamis bireyler icin maddi destek limitleri ve
sahsi girisim veya sirket acmis olup yurutmekte olan sahslar icin
kapasite genisletme programlari cercevesinde yarar saglayabileceklerini
aciklamasinda bulundu.
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Girişimcilik Destek Programı’nı baştan aşağı yeniden düzenledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOSGEB’in programını güncellediğini açıkladı. Artık, girişimcilerin kullanabileceği destek miktarı 375 bin liradan 2 milyon liraya çıkarıldı.KOSGEB’in destekleri iki ana kategoride toplanıyor: İş Kurma Desteği ve İş Geliştirme Desteği. İş Kurma Desteği, girişimcilere geri ödemeli olmayan kuruluş ve personel desteği sağlıyor. Gerçek kişi statüsünde işletme kuranlara 10 bin lira, sermaye şirketi statüsünde işletme kuranlara ise 20 bin lira kuruluş desteği sunulacak. Bu desteğe genç, kadın, engelli, gazi veya birinci derece şehit yakını olan kişilere 150 bin lira daha destek üst limitine ekleniyor. Girişimciler için ek 10 bin lira daha eklenecek.